Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Yıllar önce 2010’a mektup yazmıştım, annem o mektubu okusa bazı küfürlerin anlamlarını sorardı sanırım. Sonra 2011’e yazdım, onun da 2010 mektubundan aşağı kalır yanı yoktu. Şimdi sen gittin ya 2012, kelimeler boğazıma diziliyor. Hatta bu yüzden sen gitmeden yazamadım… Affet. Bir mektubun yakışacağı tek yıl sendin aslında -ki ben ilk 2008’e yazmıştım, düşün artık.

Canımın içi 2012, seni seviyorum. Başlarda biraz ilgisizdim, hatta 2011’e de yazdığım gibi “Artık gelecek yıllardan da bir şey rica etmem. Gidin, bitin hepiniz.” tavrındaydım ama senin çok zaman sonra bile “O ne güzel yıldı.” şeklinde hatırlanacağını ilk çeyrekte anladım. Sanki önceki yılların acılarını ve hüzünlerini süpürürken boş kalmasın gidenler diye yerlerine ışıklı hediyeler bıraktın.

Arsızlık olacak 2012, biliyorum ama giderken her şeyi olduğu gibi bırak. 2013 de senin eserine bir şey eklemeyecekse hiç dokunmasın, daha iyi. Sen boyunca zaman dursun diye bekledim; hatta kıyamet falan dediler, tam kopacak yıldın sen. Mutlu sonla biten bir hikayem olurdu tepemizden lav yağsaydı ama kısmet sana değilmiş. Olsun.

Gittiğin yerde 2010’a ve diğerlerine (sen bilirsin onların kimler olduğunu) gülümse benim için. Hatta yüzlerine büyük bir kahkaha patlat. Ne kadar söylesem az ama seni seviyorum. Umarım ben de seni çok mutlu etmişimdir.

Ceren