Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,

Balat’ta bir duvarda “Ne kadar yağmur yağarsa yağsın yine de cenabetsin İstanbul!” yazıyordu ve biz pahalı bir restorana Osmanlı yemekleri yemeye gidiyorduk. Dört kişiydik, üçümüz Ankaralı. Anneni anlatacağın zaman düşünebildiğin tek şey baban olur ya; gözümüzde İstanbul varken aklımıza Ankara düşüyordu. Bazı şeyler haksızlık gibi; insanın içinden hiç çıkmıyor.

“Tunalı’yı İstiklal gibi trafiğe kapasalar Esat’a gidiş çok zor olur.”

“Buradan Cadde’ye 2,5 saatte ancak gideriz.” Ankara’da şehrin öbür ucuna çoktan varırız ama bir aşktan diğerine -nerede olursak olalım- uğradığımız haksızlık kadar hızlı varırız. Ne kadar yağmur yağarsa yağsın yine de cenabetiz.

9 Nisan 2012, İstanbul