Etiketler

, , , , , , , , , , , ,

Sonra hepimiz, “Hemen geri dönerim.” diye umut verilmiş fakat küllükte unutulduğu için kendi kendini içmiş sigaralar gibi filtrelerimizi yakıyorduk. Hayat böyle bir şeydi. “Ama döneceğim dedi!” diye onu suçlayabiliyorduk ama “Ben söneyim de başkası gelir, ötekinin bıraktığı yerden keyifle içer.” demiyorduk, rüzgarın içmesi zaten mutlu etmiyordu. Mutlaka bir zarar görmeliydik ve filtrelerimiz yanarken en yakınımızdakine dokunup onun yanışını hızlandırmalıydık. Belki de sadece benim küllüğümde işler böyle yürüyordu, bilemiyorum.