Etiketler

, , , , , , , , , , , , , , , ,

Dedi ki;

“Bir çanta; sahibi kendini toplarken bulunan… İçinde bir doktor raporu(iyileşti), dinlenmeyen bir derste çizilmiş ev krokisi(fazla büyüktü), asla gerçekleşmeyecek ortak (gözüken) hayallerin listesi(yat almak mı??), iki tiyatro bileti (Bertolt, oyun iyiydi aslında) ve birkaç bozuk para, bir de içi yazılı kart; hiç verilmemiş-alınmamış. Bir çantaya kaç yıllık ilişki sığar? Şuncacık çanta o kadar çöpü bunca zaman nasıl saklar? Bir sandık; içinde sayfalarca mektup, oyun kartları, bir taşınabilir bellek, bir ilaç kutusu. Bir yerlerde bir kasa limon; şimdiye çoktan çürümüş.” Bu şizofren bir yazı. Fren yapmasam yazmazdım.

Bana da dediler ki(bak bu kısım gerçek);

“Sen bir yer olsan bembeyaz kumsalların, uçsuz bucaksız mavi bir denizin olurdu ama sahillerin hemen arkasında mafyanın saat başı adam öldürdüğü arka sokaklara sahip olurdun.” Bazı insanlar harita okumayı bilmeli. Sınırdışı edilmesen anlamazdın.